Ocak - Şubat 2007 • Yıl: 19 • Sayı: 104
Pazarın büyümesine seyirci kalınmamalı.

 

Türkiye, uluslararası yatırımcının gözünde dikkat çeken bir pazar. Bugün konut sektöründeki iştah kabartan büyüme, bu alandaki tarafları stratejiler geliştirmeye yöneltiyor. Sektör farkı olmaksızın kurumsallaşma ve markalaşma kavramları öne çıkmaya, işletmelere bu yönlü davranış sergilemezlerse pazarı kaybetme tehlikesiyle karşı karşıya kalabilecekleri mesajı verilmeye başlandı.
Pazarda yer almak, piyasada bir adım öne geçmek ve kendini ortaya koymanın bedeli var. Bu bedeli parasal değerinden ziyade öncelikle çaba olarak ortaya koymakta yarar var. Çabaları da boşuna kürek sallamak veya akıntıya karşı kürek çekmek olarak değil de, belli bir disiplinle hareket ederek, en önemlisi organize olarak geliştirmek önemli. Bugün herhangi bir mal ve hizmet üretir noktaya gelinmişse, bir adım daha ileriye gidilerek bunun pazara giden yolda doğru argümanlarla desteklenmesi gerekiyor.
Gelişen pazar ve yoğunlaşan rekabet karşısında bugün gerek iş dünyasının gerek ekonomistlerin ortaya koyduğu çözümlerden en öne çıkanın kurumsallık ve markalaşma olduğunu söylersek pek de yanılmış olmayız. Aslında ‘markalaşma’ tek bir kavramı ifade etmiyor. İçinde kurumsallığı, kaliteyi, farklılığı, özgünlüğü, yaratıcılığı, tasarımı ve buna benzer çok farklı kavramları da bütünüyle içeriyor.
Yabancı sermayenin gözünü diktiği ve sürekli gelişen Türk pazarına yabancı yatırım artarken, yerli firmaların da buna seyirci kalmaması gerekiyor. Artan rekabet şartları, pazarda geri durmamak için adımlar atılmasını gerekli kılıyor. Firmaların izleyeceği bu yol sadece iç pazarda değil, yurtdışı pazarlardaki oyunculara karşı da onları bir adım öne çıkartacak. İç pazara belli bir donanımla giren yabancı firmalara karşı, en az onlar kadar donanımlı olmak, ardından bir adım önde durmak, pazardaki gücü kaybetmemek açısından önemli.
Büyüklü küçüklü bütün firmaların üretim, pazarlama ve satış yaklaşımlarını markalaşma odaklı olarak gerçekleştirmeleri, ortaya konmuş yapının belli bir hedefe ulaşması açısından da önem taşıyor.
Farklı alanlarda faaliyet gösteren yerli ve yabancı firmaların markalaşma konusundaki tavrı yaptığımız görüşmelerde de dolaylı olarak ortaya konuyor. Bilhassa büyüyen Türkiye pazarında belli bir marka imajı yaratmak, pazardaki faaliyetleri daha da kolaylaştırırken; firmanın, mal ve hizmetin veya markanın kabülünü de kolaylaştırıyor.
Belli bir marka imajı yaratmak, yenilikçi ürün portföyü, bu ürün kategorisinde verilecek çözümleyici hizmet çeşitliliğinin de bir ifadesi. Pazar içinde çözümleyici olmak, tüketicinin gözünde tercih nedeni de olacaktır.

 

 

 

Yunus ARGAN
yargan@mediaforceonline.com

© Copyright 2006 Erem Yayın Grubu
Tel: 0212 465 65 45 - Faks: 0212 465 74 17, Atatürk Havalimanı Karşısı IDTM A3 Blok Kat: 1 Yeşilköy - İstanbul